Kitap

 

Vatandaş  !

 

 

 

olmak için bir ülke arıyorum
Hurriyeti kana kana yaşamak için bir yer arıyorum
Batılı , doğulu diye seçmeden bir Ülke istiyorum
hapishaneler müze olsun
bakmakla geçmişi hatırlatan yerler olsun hapishaneler
Tıpkı geçmişi hatırlatan mekalar olsun tutukhaneler
Bir ülke arıyorum sığınmak için
korkmadan yaşamak istiyorum
endişe , kaygıya düşürmeyen bir vatan arıyorum
yaşamak için
Kafesteki bülbül gibiyim
kanatlarım hurriyetin bağında
arıyor bir  vatan
özlüyorum , hasreti çekmiyen
bir ülkede dolaşmayı , uçmayı durduran her şeyi def et

 

yanlızlıkta bir yaren istiyorum
özlenilen , vedalaşan kanatlarım

 

serbest , özgür olmak  bereketlidir
varsın  alay etsinler

 

hurriyetle bütünleşmek elde olunca
varsın  duygular talan edilsin
Aşk ne güzel , sevda dertdeğil
ah hurriyet , kavuşmak ne güzel
kafesteki bülbül gibiyim , kanatlarım hurriyetin özlemini çekiyor
Kanatlarımda hurriyet rüzgarı essin özgürce
Altın kafes esenlik vermiyor
Dalına konmak için bir ülke arıyorum
Çınarlar çok dallıdır , orası tünemek için bir sıtar
Topraklarinda tiken olmuyan
Yolları tikensiz bir Ülke
yollarında dolaşmak istiyorum
varsın desinler deli veyahut bunak boşver
dil  kemiksiz söyler , sen bak Hurriyetin varmı , Hur olmak
tutuklu olmadan yaşayan morelim sönmesin ,  gerisi yalan
Ömür dediğin sayılı günlerden ibaret !
Koşullar beni nefrete sürükluyor, lalet olsun , Bin kere yakamdan silkeledim , az değilmi ?

*************************

HIRSIZ  BELEDİYE

Hırsız Belediye , adıres Himmelried Belediyesi , Sanki aldıkları maaş yetmiyorda ondan hırsızlık ediyorlar 42000 fırangımı çaldılar hırsız Himmelried Belediyesi ,Nefret ediyorum bunlarla bu koşullarla yaşamak istemiyorum
Bunun için başka bir ülkeye gitmeğe karar verdim  . Pıratik yaşamımdan dersler çıkardım , Batı toplumu ile Doğu toplumu hangisi fazla uyuşturucu tüketiyor , Batı toplumu fazla tüketici olduğunu gördüm .
Yanlız bununla bitmedi , Kitabı mukaddesi kullanıyorlar , Şarap dahil Sünnet gibi  oruç , namaz gibi akideleri yapmak için bizim gücümüz yok , bu koşullar  boyumuzu  aşar diye yanıtladılar , var koşullarını israr ile sürdürüyorlar .   Kimseyi yaşamından ve dini inancından dolayı kınamış değilim.
Ben İsviçreye misyonluk etmeğe gelmedim , Ançak beni düşman gibi algılamalarınada  izin veremem , ancak eseflikle  karşılık veriyorum , Uyuşturucuyu en çok Devlet görevlisi olanlar kullanıyor , Bunun için beni mülteçi ginbi tutuyorlar , aslında ben mülteçi değilim , Devlet desteği ile beni İsviçreye getirdiler . Böylece bu gibi durumları çoğaltmak var .
Sahte gülücükllerin ardında gizleniyorlar , bana verilen sözler ve belgeler hepsi yalan çıktı , koşullar
yaşanmaz olduğunu öğretti .
Başka bir Ülkeye gitmeği  istemiyorum ancak bu şartlarla yaşayamam , bir Vatan arıyorum oraya gitmeği istiyorum , Lanetliyorum  lanet olsun , nefret ediyorum böyle koşullarla yaşayamam , Devlet içinde bir Devlet gibi uyuşturucular .
Bana yutturamazlar , uyuşturucunun her türlüsü  yasal , kanuni , ahlaki ,  insan hak ve özgürlüklerinden ziyadesi ile kıymetli tutuyorlar uyuşturucuyu , İnsan hakları var ama takan yok , uyuşturucuyu  her değerdeen fazla kıymetli tutuyorlar  . 
Bu konuda son diğeçeğim şudur , Paralarımı Bankadan haberim olmadan çektiler , şimdi o paralarımı tekrar yerli yerine  yatırmaları bekliyorum -
Yoksa aksi durumda bir Ülkeye gitme fikrimden vaz geçmiyeceğim , PARALARIM ın tutarı 42000 fırank ,  bekliyorum .






SUÇ DUYURUSU !..

Burdaki  ismi geçen kişilerin , Kişilik haklarına saldırı kastı ile  değildir , bilakis  şikayetimdir , Bana fiilen yapılanlardır  burdaki   iddialar  , ilgili mercilere ve sorumlulara malümattır .

ALTIN HİLĀL DOSYASI UYUŞTUCU ; her hālde dünya genelindeki manāda anlamadınız değilmi , Benim çevremdeki ve mücadelemdekileri gördüklerimi kast ettiğimi anladınız , bu anlayışla aşağıdakileri okuyun kararı siz verin uyuşturucu Devletlerin ortak denetiminde seyreden bir hadisemidir ? değilmidir ? o kararı sizler verin .
Altın hilāli tümüyle denetimlerinde bulunduranları daha susurluk ismi kirli işlerde telaffuz edilmezden çok önceleri Ben onların Adli delilleri ile yani Askeri darbe ile idarede bulunan Konsey başkanı Kenan evrene ve Sökedeki mülki erkana başvurum oldu .
!981 de Sökede Askeri idaredeki sıkı yönetim komutanı Binbaşı YALCIN ve Binbaşı SİNAN a tüm delillerle durum anlaşılır ve sarih kılınıp müdahale istenmiş isede istenilenler adilane yapılmamıştır , uyuşturucu ticaretini yürütenler ise Urfadan PKK lı bilinen ve Şehit diye anılan Halil çavgun isimli bir gençide öldürüp daha sonra Devlet eliyle Siverek , Viranşehir gibi yerlerden can güvenliği korkusu ile Söke ve çevre köylere yerleştirilen bazı Buçak aşireti ve Süleymanlılara bağlı olan kişilerce Sazlı köyü Altın hilāl üstü yapırak ticaretlerini sürdürdüklerini delillerle yetkili makanlara baş vuru yapılmış gereğinin yapılması istenmişti .
Konsey başaknı Yurt gezilerinde halka Demokrasiyi raydan çıkardılar Asker kışladan demokrasi için çıkmıştır gibi kulaklara hoş gelenleri sarfederken , Sökede Jandarma karakolunda Başçavuş Mustafa alıcı , Üst teymen İbrahim İşgüder ve Yüzbaşı Rasim lerde altın hilāl uyuşturucu rayında güvenlik görevlileri idi , Evet mafyanın resmi silahlı güçü bu kişilerdi .
Lütfen izin verin bunca çirkinliklere maruz kaldığım için , yıllarca bunların tutsağı olup hapishanaelerde yatman ve yıllarca çileli mültecilik çekmeme sebep olanlara , resmiyete geçince erkekleşen ... bu kişilere bir kaç söz dememe izin verin .
Askerin reziller takımı ben halkın öngörüsüyle size gelmiş ve şikatet arz etmiş değilmiydim ? Sizler Asker andı içerken andınızı ne diye unuttunuz ? O şeref andını unutturan şey o milletin onurundan şerefinden dahamı çok değerliydi ? O Millet kışlada sizi doyurmuyormuydu ? her ihtiyacınızı esirgemeden bulup buluşturuyordu ? Asker bir kaç kilo uyuşturucuya muhtaçmıydı ? Askerin onuruna lekeyi çalan sizdiniz , utanın , sıkılın , yerin dibine girin çünkü bir kaç kilo uyuşturucu için en değerli şeyleri tıranpa ettiniz.
Halk beni o dönemin sıkı yönetin idaresindekilere gönderdi ve ben halkın dili , kulağı gibi paşalara durunu anlattım , anlatmaklada kalınmadı iddaları sarihleştirip uyuşturucu delilleri ve kişileri orta yere çıkarıp Askeri idareye teslim etmedikmi ?

Dışarda erkeklik sizde karaborsa değilmiydi ? fakat ne zaman oyuna getirip tutsak durumda hapishanede kiralık katillerinize alet ve silah temin edip silahsız kişiye silahla hemde bir çok kendini satmışlar ile saldırmak varmıydı erlik , erkeklik kitabında ?
Evet işte böyle ettiler ve ediyorlar hem Türkiyede hem İsmini saklı tuttuğun ülkelerde bu durum yanlız Türkiyede değil İsviçre gibi ülkelerdede olabiliyor şu anki İsviçredeki halimdende bellidir.

Doğruluk ve dürüstlükten kopmadım kopmamıda beklemesinler ! kim bilir , İsviçrede ve başka ülkedede beni benzer tutumlarla savunmasız bir ortamda örneğin Türkiyedeki gibi oyuna getirip hapishaneye tıkayıp orda kiraladıklaları birine kötü niyetlerini sürdürebilirler.
Her ne yaparlarsa yapsınlar beni doğruluktan vaz geçirmiyen inanc var Allah bir hak muhammedtir tekrar kaldığım yerden Sökedeki Altın hilāl dosyasına dönüp, geçen durumun özetini , yazmasını bitireyim .


Ayrıca Kenan evrene yani Askeri konseye iadeli tahütlü iki mektup göderdim ve alındığına dair belgelerini geri aldım , operesyon yapıldı halkında bildiği uyuştucu ticareti yapanlar ile Söke alay komutanlığına verilen uyuşturucu delillerle yargı karşısına altın hilāl dosyası çıkarıldı .
Sökedeki uyuşturucu dosyası Söke Askeri makamları yürütmesi gerekirken , Aydın enmiyetini operesyona dahil ettiler , ve tüm delillerle adliyeye sevk edildi , Hakikati ilk karalama işlemi satılık basınla başlattılar .
Şikayetci olmama rağmen Benide tevkif ettiler , ceza evi idaresi içeri silah aldırtı silah tehtiti ile bazı kağıtler imzalatıldı ve Kenan evren askeri konseyin iadeli mektup belgeleride Hasan kardiyan tarafından elimden alındı o dönemdeki Sökenin sesi gazetesi editörü Süleyman yedigün ve gurubuda aynı ceza evinde tutukluydu onlarda bu duruma şahittir .
Söke Adliyesi tam anlamıyla çete denetiminde oluşu göz önündeydi ve Demokrasiyi rayına oturtmak için darbe yapan Askerler adliyeyede çete yerine demokrasi marşandizini raylasaydı olmazmıydı ? Çünkü Demokrasinin bekāsı fert hukuğunun güvcesini sağlaktan geçer olduğunu nasıl bilmez Devlet idare edenler .
Demokrasinin bekāsı ve Adaletin inkişafını temin etrmekle Demokrasi güvencede olur , bu yanlız laiklikte değil her Adli nizamın vazgeçilmez kuralıdır kişi hak ve hukuğuna güvence sağlanırsa huzur ve sükūn sağlanır .

Askeri idarenin o sölemiylerleri ile biz umut beslerken ve güvenirken Asker sözü şeref sözüdür telkininede kanmış bir halde kargaşada olan düzeni huzur ve sükūna kavuşturacaklarını umarken bir zaman kaybını yaşıyordu Demorasi .
Çünkü Devlet mafiyası diye bilinen Susurluklular SÖKE ve KUŞADASI nda o dönemleri Jandarma çay bahçesinde Askeri bahçelerde çay içiyor sohpet ediyorlardı , Baş çavuş Mustafa alıcının etrafı bu susurlukcular ile doluyordu .
Ben ve halk çabası ile ortaya çıkarılanlar resmiyete iş düşünce , Söke Adliyesi Çete anlayışıyla sanıkları tek , tek saldılar , hakim Hüseyin gönül ve savcı Zeki fındıkoğlu insiyatifi ile tabi , devrede Avukat Mahmut hoşgözde vardı .
Askerlerin ve halkın gözü önünde cereyan eden bu hadiseler Adliyede tersine çevirip işlettiler , tüm suçlu ben olduğuma karar verildi 8 yıl 4 ay ağır ceze ile yargılandım , nedeni ise Devletin işine burnunu sokmak ve sırları ifşa etmemin cezası verildi .

Bak şu vefaya bak şu kadere laikmidir şeref ve namusa ? İnsanlık bukadar ucuzamı düşürülmeliydi ? Allahın korkusu nerde kaldı ? imanın ağırlığı dünyayada kaldı ahirete kalan Adalet terazisinin adaletsiz hokkaları olmasaydım olmazmıydı ?
Söke , İstanbul sağmacılar , Burdur ve Tefenlide hapishanelerini tek , tek dolaştırıp caza çektirttiler taliye oldum toplam 5 yıl İnsanlık uğruna kefaret ödedim yani ödettiler , taliye sonrası durmadın , birde Yurt dışına çıkış yasağıda vardı ama Ben her şeyi göze alıp Trakyadan sınırı geçip Yunanistana iltica ettim .

UYUŞTUCU Dosyasının içeriğini BM ler ve Yunan makamlarına tüm tefaruatları ile anlatıldı ve Uluslar arası bir mahkemede istedim bu durumu 1987 dönem BM Atina çalışanları biliyor , Altın hilāl uyuştucu dosyasından haberleri oldu .
Yunanistanda olduğumu duyan Türkiye başka Devlet vatandaşlarını kullandılar çünkü Atina öyle sıradan her Türkün çalışma olanağı dar ve kısıtlı olduğu için Türkiye yanlısı kişileri kullandılar , BM ler defalarca Austurya Elçiliği uyardıysada denişen bir durum olmadı , dahada ileri gidip Alman bazı yandaşlar Austuryanın ve Türkiyenin yardımına koşarcasına bana tavır takındılar .
Bu tavır takınanlar içinde bilahre daha sonra öğreneceğim İsviçreli olanlarda vardı , Çabalarım dinmedi yaklaşık 5 yıl kış yaz sırt çantası ve umuzda bir saz ile Yunanistanda mücadele ederken sınır tahammülü aşınca ve yukarıda adı geçen gizli servislerin insanlık dışı tutumları ve Kürtçeden dolayı yapılan eziyetler vede BM Atinadaki çalışanların çaresizliği i pek çok naçarlık hayatı çekilmez kılınca üzerime benzin döküp ve yakarak pradosta ettimeme neden oldu .
Çünkü o dönemde kürtçe yasak idi ama Türkiye kendi yapmak istediklerini müttefikleri ile Yunanistanda bana rahat , huzur verdirtmiyorlardı , Yani Almanları , Avusturyalıları , İsviçrelileri kullanabiliyordu , daha Aptullah çatlı komu oyunda halk arasında bilinen bir isim değil idi ama İsviçrece defalarca eroin işine bakıp ve defalarcada en modern güvenlik teşkilatından da kaçmayı başarabilen biri idi .
Masal analtmıyorum uyumuyorsunuz değilmi ?
Atinada beni yaralı hastahaneya kaldırdılar tüm dünya yazılı ve görsel yayınlarında ilk yayında benim olayımı duyurmuşlar , Bir muzisyen Kürt kendini yaktı demişler evet ben başkalarından hasta yatağımda yarı koma halde hastahanede duydum bunları ve diğer gelişmeleri .

Hastahanede yaklaşık 10 ay yanık tedavisi olurken Yunanistan kızıl hacı bazı evraklar imzalattı İsvece göndereceğiz seni orda tedavin devam edecek ve orda o ülke vatandaşı ol diye pazarlıklı imzalarımı aldılar .
Beni hasta yatağımda başımda bir doktor bir uçakla uzun yolculuk sonrası bir hava alanına indik ve beni getiren doktor geldiğim ülkedekilere devir teslim ettiler bir şeyler imzalap ayrıldılar .
Beni bir hastahane odasına yatırıp hoş beş ten sonra tek başıma odada kaldım , bir hafta sonra İsviçre kızıl hacı yine ziyaretime geldi birde harita getirmişti hediye etti oda hoş beşten sonra gitti getirilen hediyelik haritaya bakar ken hasta bakıcı bayan odama girdi birşey lazımmı diye sorsu , yok değil sağ ol dedim ve o sordu nedir o öyle merekla baktığın şey , Bende harita hediye ettiler ona bakıyorum fakat bildiğim kadarı ile İsvecte çok göl olmalı neden bu haritada o kadar göl göze çarpmıyor ?
Dediğimde hasta bakıcım gelip benden haritayı istedi verdim baktı ve güldü burası İsvec haritası değil İsviçre haritasıdır dedi bende şaşkınlıkla burası yani şimdi bu hastahane isviçredemi diye sordum hasta bakıcım evet şimdi siz İsviçrede bulunuyorsunuz yanıtını verdi .
Bu yanlışlığı düş kırıklığı ile kızıl hac sorumlusuna anlattım oda merak etme ne ister isen bem burdayın ve bazı teskin edici yatıştırıcı sözler vaadetti , Basel klinik ve Bruder holz hastaneleri sonrası Lausen köyünde hofmatstrasse 5 nolu blok evlerde bana bir oda tahsis edildi orada ikamet ederken uyuşturucu marifetcileri yavaş yavaş komşuluk yoluyla bana yaklaşıp boylarını göstere, göstere adeta tanışma biçimi gibi yaklaşımlar sergileniyordu .
Yunanistandaki İsviçreli olduklarını bilmediklerimiden söz etmiş idim evet o Atinadaki gördüklerim kişileri İsviçreli ollarak Lausende görmek ne tuaf şeydi, tarafsız bir ülkenin hāli böylemi olmamalıydı ? Binlerce genç sokakta uyuştucu kurbanı , binlerce Aile uyuştucu dramı içinde ve Hastahane ile haspishanedeki uyuştucu kurbanlarını hepsini bir arada düşünmek bir toplumdaki yaranın ne kadar büyük olduğunu onlamakta yetiyor ve artıyordu .
Ama neden Atinada hasmane tutumlarla bana tavır takınanlarla ortaktı İsviçreli güçler ? tarafsızlık sergilerken ben gibi birinede tarafsızlık gerekli değilmiymi ? Çektiğim çile göz önünde değilmiymi ? yuvası dağıtılmış hakları çiğnenmiğ olan ben iken tarafsız güçler kimin tarafındaydı ?
Benim İsviçre ile hiç bir alıp veremediğim yok , hiç bir alışverişimiz de yok , biribirimizi de tanımıyoruduk , ama neden uyuşturucu bir iş için ta Yunanistanda özel dedektifler bulunduruyor ve yıllar sonra Yunanistandan kaçırılıyorum ve Yunanistanda tanıdığım o dedektifler du kez resmi bürolarda memur , memure olarak karşıma dikiliyorlar İsviçrede .

İşte bu atmosferde Altın hilal uyuştucu dosyası ile tanınan Aptullah çatlıda aynı dönemde İsviçreden defalarca kaçırılıyor ne tesadüf değilmi ? ve ben Strasburg İnsan hakları mahkemesine baş vuru ediyorum bana verilen yardım sözü hukuki yardım örneğin bir Avukat bile yardım edilmiyor , Davayı kendi olanaklarım ile Strasburga götürüyorum .
Strasburgu yanıltıcı bilgiler verildiği davanın seyrini çarpıtma girişimleri olduğu muhakkak ama kim nerde nasıl oldu onu anlamış değilim , eninde sonunda dava hasır altı ediliyor ve sıra bana geliyor yavaş yavaş ev soru çıkardılar usül , usül Kızıl hac beni Lausen Belediyesine teslim etti , Belediyedeki personelleri deniştirdiler. Atinadaki Austurya ile ve Türkiyeyi memnun edici tutum içindeki kişiler Lausen Belediyesine yerleştirip beni yine o Atinadaki tutumlar içine ittiler ve buyur sana tarafsız ortam dercesine tutum sergilerdiler .

İsviçre Bl kızıl hacı bu oyunlarda baş roli oynuyordu , her şeyden haberi var ve her gelişmeden haberi var ama yinede yakamı yardım yapıyorum diye bırakmıyanda yine Kızıl hac BL , beni ezdirircesine , yıldırırcasına nerde aşındırma ve yıpratma ortamı varsa o adreslerde beni ikamet etmeye zorlayan yine BL kızılhacı idi .
Lausende yeni ev ararken Himmelriedte birilerin tavsiyesi ile yeni ev buldum oraya taşındım bir kaç ay sonra ortaya çıktıki yeni tututuğum ev tuzak kurulu bir ev uzantısı İsviçre sırlarını aşan bir konsept içinde beni tutmaya çalıştılar.
Pratelnde bir yabancılar için hukuki gibi yardım girişimi yapanlar var dediler , oraya baş vur tavsiyesine uyup gittim evet gittim ama gitmez olaydım , göstermelik olduğu her hāliyle belli idi ama bu tümdende öyle değil idi ,bazı kişilerin sorunlarına çare buldukları varsada ben için öyle bir iksirleri yoktu , şikayet ettiklerim ile aynı çanağa kaşık sallıyorlardı , yeni Hukuk bürosu değil bir nevi zaman oyunu ve kişileri bu zaman oyunu ile yıpratanlarla ortak davranan birileri gibi gördüm onkarı .

Yani Yunanistandan yanıltmalarla İsviçreye getirilişim ile ve uyuşturucu dosyası hasır altı edilişi ve de aynı yöntemle yine yanıltmalarla belirsiz bir geleceğe sürüklenişim de rol alanlar dolaylı korkutma , yıldırma ,dehşete düşürme gibi bunun yanında yıpratma , zaman aşımı açık bir hālde sürüyor diyebilirim .
BM ler genel sekreterinin medyada çıkan haberlerine göre CIA nin son dönemde gizli hapishanaeleri ve adam kaçırmalarını asıl terör onların yaptıklarıdır açıklaması ile benim başıma gelenlerin hiç farkı varmı , durumu bildirmek için sorumlulrın kapısı tek tek çaldım.
Tekrar Cenevre BM lere baş vurdum duruma müdahale için beni dinlediler bazı girişimlerimiz olacak dediler ,
Himmelriede gelen posta ile belgelerime dahi saldırıp imha ediyorlar , belgelerim saklanıyor , sistemli halde belgelerim gizleniyor bana verilmiyor , 14 yıldır yasal mahrumiyetimi devam ettiriyorlar .Şimdi siz karar verin UYUŞTUCU kimlerin kotroli altında ve gerçekleri saklama kimlerden kaynaklı siz verin kararı evet İnsanlık adına sizler verin kararı yazılanların eksiği var fazlası yok yalan ise Allahın ve Melekleri laneti yalan söyleyenin üzerine olsun evet sizlerde buyrun isterseniz Amin veya Amen’de deyebilirsiniz .

Son söz = Uyuşturucu Devletlerin mafyaları yürütüyor , yakalananlar uyuşturucular kendi resmiyet sınırı dışına çıkanlardır veya kendi sınırı içinde olanlar da var ama onlarda yukarıda kendimi nasıl anlattıysam o gibi olanlar ceze çekiyor .
ALAVERE DALAVERE KÜRT MEHMET NÖBETE Avrupanın en Demokratik İsviçresinde bile bunlar var , yok diyen olursa peki Aptullah çatlı kaç kez firar etti en güvenlikli ellerden ve yerlerden ?
Ben pratik yaşantımda bunu gördüm ve hālāda o manzarayı seyrediyorum .
DİKKAT !
Türk miti Alarızgari'yi ve Rızgari'yi nasıl bitirdiyse aynı taktik Başka Kürt örgütlerinede uygulandı MİT Nasıl iş kotarıyor ? Biraz daha deşelim Türk mit'i  PKK ayı hep hedef seçti , Kendi uyuşturucusunu parti senpetizanıda olabir diye Kendi uyuşturucusunu yok pahasına satıyor  örgüte fians sağlamak için diye pazarlık ,pazarlama yapılıyor , el altından'da İNTERPOLE ihparda BULUNUYOR interpol harekete geçiyor uyuşturucu kimde yakalandıysa o faildir yanı suçlu odur,
Bunu kadarla iş bitmiyar , Kürt örgütü siyasi olduğu yer kirletiliyor , yani bir taşla iki kuş vurulryor , hem uyuşturucusunu satıyor hemde ihparda bulunuyor diğer kürt örgütlerine yapılanları gibi yapıyorlar .
Fakat PKK'nın dinamik gücü , dominal gücü Metrepolde olduğu için MİT istenilen gibi netice alamıyor ,bu oyuna en çok ZAZA kürtleri geliyor ,Zazaistan sevdalılarıda ortayerde kalmayınca durum vahimleşiyor , bu kez operesyonla sığına ve barınaklarda yakalanan uyuşturucunun sahibi MİT'in ta kendisidir. 
 mit kendi uyşturucusunu yakalıyor ,gerillanın üzerine atıyorlar , interpolle yutturuyorlar, bu olay karşısında polisin ne yapacağı bilmiyor, fakat interpolun yapacağı iş ihpar edilenin kimce ihpar edildiğinde ihpacıya yakın takip başlatmalıdır .

Sevgice hurmetlerimi ve saygılarımı sunarım
Nebi Güler

FERHENG www.elat.ch

CASUS SİLAHLARI VAR !...
Avrupada insan kaçırma ve CIA nın gizli hapishaneleri tutmayınca vede geri tepince bukez başka yöntemleri devreye soktular Ben örneğindeki gibi bu kezde casus silahları ile kurbanlarınına saldırıyorlar , bu tür saldırılar ile daha çok beyin travması gibi çitti sağlık sorunlarına maruz bırakmak , kurbanını saf dışı edip etkisiz kılmakla iş yürütuyorlar .
Ben bu saldırılardan payımı aldın , ve doktor tedavim sürüyor , Casus silahları daha çok Müslüman olanlara vede kendi politikalarına engel saydıklarına uyguluyorlar .
Casusu silahları bir çok özelliğe sahiptir , örneğin saldırgan hiç bir ip ucu bırakmadan şahitsiz ve ispatsız saldırısını bitirebiliyor , bu tür silahlar sessiz olduğu için , ve kurşun yerine gaz veya ışın veya kimyasal maddeler kullanıldığından , saldırıya uğrayan ancak günler sonra sağlık sorununuyla karşılaşabiliyor .
Ben bu tür silahları tam anşamışta değilim , yanlız bana olam saldırılardan çıkarabildiğim bilgi bu , Kafada aşırı uğultu , aşırı kulak çınlaması , aşırı yorgunluk , yaşamdan bıkkınlık vede uyku uyutmayacak kadar sağlık sorunlarına sebep olabiliyorlar .
Bu sağlık sorununa doktor mudahale etmez ise kişi rahatsızlık tesiri ile ihtihar bile edebilir , evet bu tür silahlar çağdaş Avrupada İnsan hak ve hürriyetini hiçe sayarak kullanmalarına göz yumabiliyorlar .
Casus silahları Devletin izni olmadan hele hele hükümetlerdeki sorumlular , ordudakilerin haberi olmadan bu tür gizli ve son derece gizli silahları sıradan birileri kullanamaz , kullanmasına imkan yoktur .
Size tavsiyen , ani sağlık sorunları yukarıda saydığım gibi bani maruz bırakanlara musallat olunursa , hiç beklemeden doktorunuza baş vurun , fakat doktorumunda verdiği ilaçlarla tam şikayetlerim de bitmemiş olduğunuda eklemek isterim .
Saygılarımla !
Nebi Güler 30 / 5 / 07

 

 

BM Birleşmiş milletlerden yardım istiyorum , uyuşturucu  problemi hat safhada , Bana ye iç sesini çıkarma diyorlar .
BM milletler bana bir ülkeye gitmekte yardımda bulunması için bekliyorum , problem yanlız uyuşturucu değil vatandaşlık gibi ,dini  deniştirme , yabancı düşmanlığı gibi konular çok gizli yürütüyorlar .
Kızıl haç tan Roga list hırsızlığa yeşil  ışık yakmada ender bulunan biridir, emekli olmuş personeller  mülteçi işlerine bakanlara  yeşil ışık yakıyorlar .
Kızıl haç anlaşma yaptı Belediyelerle , anlaşma şu esaslarla kısaca  anlaşma gereği Kıızıl haç yüzde 51 Belediyeler / Polis  yüzde 49 hak sahibidir , yani bir vahim durum ve vahamet  çıkınca Kızıl haç dominal güçtür .
42000 bin fırankımı bankadan haberim olmadan çektiler , gece odama girip beni  uyuşturucu iğne ile uyuttular , Afrikada o silahları yabani hayvanları yakalamada kullanıyorlar , İsviçrede İnsana kullanıyorlar.
Yunanistandan beni İsviçreye getirenler  uyuşturucu iğne ile beni uyutup gayelerine ulaştılar , fakat tuaf olan şudur hiç bir korumalar yanıma gelip yaran nerde , gecemi yaptılar , gündüzmü demediler.
Hiç bir Allahın kulu gelip malumat almadı , Halimi sormadılar , sessizce gizliden gizliye olanı
ONAYLADILAR .
Kızıl haç Dünya jandarması gibi  asıl kötülük daha yapılmadı , fakat tutumları hayra alamet değil en son kötülük Beni Türkiyeye teslim edemiyorsalar  en azından mülteçiye korku , sindirme , tedirgin , huzursuz etmekle ve kaçırma ile yetiniyorlar ,tutumları hayıra alamet değil !

Elden ele beni kullanmakla yani el deniştirme ile , başka memurlar, başka kantonlarla yüz , yüze bırakıyorlar , kendi  aralarında beni kaybetmek istiyorlar , Kızıl haç eski müdüresi din deniştirmede sanki biçilmiş kaftan gibi , Kızıl haç ın ne tür bir kumaş olduğunu esefle öğrenmiş bulunuyorum .
Kendileri saldırılardan bıkınca  sıradakilere sıra sizde deyip saldırıyorlar , beni pay , pay hisse , hisse ettiler  kaçırma usuli ile sindirmeyle huzurumu kaçırıyorlar , Belediyeler  bir pay , Kızıl haç bir pay paylaşıp  daha kurnaz yolu tuttular .
Mülteçileri ancak bu konsept ile istenilen sonuç elde edilir , zaten edinilen de bu , Kurda kuzu ikram edildi
Bu  şekilde olanlar şu veya bu şekilde emekli olanlardır , Görevde bulunanlardır , lütfen beni kaybetmen duruma el koyun .

Saygılarımla !



Adıresim
Nebi Güler
Hauptstrasse 22
4204 Himmelrid





Hey SEVĞİLİ !..
Duydunmu köye jandarmalar gelmiş
Beni  ...
Beni sorup arıyormuşlar ,
al bu emanetim sende kalsın ...
Başıma bir iş gelirse , kaldığım yerden devam et , veya ettir ettire bildiğin kadar !..
Çünkü sende dememiş idin ?
gözü yaşlı birini görünce  
ve hıçkırık seslerni duyunca ...
sanki kendimi işkencede hissediyorum !

 

SUÇ DUYURUSU !..

Burdaki  ismi geçen kişilerin , Kişilik haklarına saldırı kastı ile  değildir , bilakis  şikayetimdir , Bana fiilen yapılanlardır  burdaki   iddialar  , ilgili mercilere ve sorumlulara malümattır .



CIA  AÇIK  MEKTUB !..

Selāmlar , İnsanlara selām bizde gelenektir , ister iyi istersede kötü niyetlisine gidilirken yapılır bu , fark etmez , Evet Ben CIA nin  herşeyden haberdar olan bir kuruluş sanıyordum en azından hep öyle tanıtıldı .
Bu son Terör zanlıları olayında sizleri kullandıklarını sizin güçünüzü yanıltıp masum hatta aksine teröre ve benzer olaylara hiç müsāmahası olmuyan İnsanları zan altında size tanıtıp onlardan kurtulup , kendilerini  bazı tanıklardan saklamanın gayreti  ve karanlık işlerinde ipliği pazara çıkmasını önleme emellerini  gördüm , Banada gösterildi ve sergilendi .
Beni dahi size uydurup bu tehlikeli bir uyuyan dev veya bir terör bekletili biridir önlem alın diyebilirlerdi , belkide demişlerdirde , fakat benim öz geçmişimde hiç bir sır ve üstü örtük bir şey kalmadı UYUŞTURUCUDAN tutun taki Kürt bir OZAN oluşuma kadar her yerde herzaman hiç bir bildiğimi ve tanık olduğum en İnsanlık dışı olaylarıda saklamadım  .Çünkü biriyorumki Allaha verilecek hesap var , tüm peygamberlerin öğütü şu Hz İsa as sözüdür diye inandığım biçimde bilip Mum yakılınca masa altına değil üstüne korlar gibi  birde Hz Muhammedin as süzü  var  Sizin en kahramanınız zalim hükümdara  karşı doğru olanı gizlemeden yüzüne birlik söyleyendir bende hep masa üstündeki mum ve zalimede zalimlik varsa  utan hey zalim dediğimde olmuştur .
Yanlız  siz değil her Ülke kendi tebāsının güvenliği ve selāmeti için gizli hāl ile kontrol edip idāme etmelidir.
Fakat Beni size peşkeş çekecek  kadar ileri gidenler çıktı ,  burda ileri gidenler oldu , zaten Yunanistandan  14 yıl önce yanlışlık bahanesi öne sürülüp İsviçreye getirmişlerdi , fakat olaylar Uyuşturucuda öyle merhāle aldıki Aptullah Çatlının  İsviçreden defalarca kaçırılışı ve Susurluk olayı buların tümü Benim 1980 deki Söke Altın hilāl uyuşturucu dosyasındaki sanıklarla doğrudan ilintili oldukları için ve Beni Yunistanda bu konuda sıkı bir kötü konseple durdırmanın yolları işe yaramayınca  ötesini Yunanistan BM brosu biliyor Beni İsviçreye güya adam etmek için apar topar getirdiler .
Bakın şu terbiyesizliğe , İsviçrenin tarafsılığını hem çiğne , hem ihlāl et , hemde kalk beni adam edecek tavırla kem kum et ve sen çok UYUŞTURUCU işine karışıyorsun deyip beni üstü örtük tehdit et , hemde milletten oy ve oyla Devletten Resmiyetten selāhiyet kopar sonra Toplumum beklentilerine ters durum sergile , Belediyenin konumunuda şeyine sayma , Kızıl hacla andlaşmalara aykırı duruş sergile peki  nasıl kabul edilsinki ?  Bem kimsenin işine karıştığım yok kendi hak ve hukuğumum peşindeyin !..
CIA o kadar uyanık olsaydı yıllarca Susurluk çetesi gibi nice çeteleri yetiştiren ve üstelik uyuşturucunun mücadelesi için ABD milyon dolarları koparan bir durum ile çelişki içinde kalmazdı , kalmış sanıyorum , çünkü  hem koruyucu ol , hemde tehditkār ol , bu şık almazki , çelişkisi var .
Şimdi madem orta yerde bir iddia var, buyursunlar  CIA ve bu gibi her Ülke gizli servine açıkca ben izin veriyorum açıktır , nettir niyetim benim Uyuşturucudaki merhālemi araştırın göreceksinizki asıl münāfık kimdir , asıl İnsanları zehirleyen ve yanıltan  kimdir ve asıl  KORKUT , YILDIR ve DEHŞET sal gibi terörle özdeş durumunu kimler yapıyor ve kimler kimleri size yutturuyor, tanıyın , bilin bu hem Devletinizin bekāsı için hemde her İnsanlığın bekāsı için lüzumludur, gereklidir .
Sizleri küçük düşürdüğümü sanmıyorum , yani bilgisiz veya enayi gibi zan altında izlenimi verdiğimi sanmayın , İnsanız kusursuz değiliz bilmeden nice kusurların  kurbanı olduğumuz bir gerçektir, fakat bile , bile  israrla yapılan kusurları vicdan kaldırmıyor , Allahada haklıyım , doğru yaptım , günah sanmadım demenin yerinide vicdanlarda yeri olmalı , gözetmeliyiz ve hemde amellerimizde .
Beni sizin adınızla tehdit ettiler ötesini bilmiyorum , belkide doğru , belkide yanlış fakat tehdit ettikleri doğrudur , eger ,  şayet böyle bir şey varsa sizi yanıltıyorlar , çünkü açıkca İsviçrede uyuştşrucular oyun peşinde oldular bana karşı  taki yaşam alanıma kadar girip provakasyon için uyuşturucu ekşmini bile yaptılar , hayde gelde karış dercenine ve yetkililerde göz yumdu .
Bunu için bu mektubu yazma gereğini duydum aslında Benim CIA ve benzeri gibi servislerin  bir arada hiç uyuşmadığına dair  kişiliğim var , benim yanımda İnsanlara zarar dokunacak bir şey oldumu onu en cesaretli dili getiren biriyim , yani İnsan olnamın gereğine sayıpta yapıyorum , gizli servisler ise ne nal derler , nede mıh ağızları sıkıdır ama bazen içlerinden nalbantcı olanda çıktışı bilinen bir gerçektir . 
Yalanımda varsa Allahım ve Meleklerin lānetide yalan söleyene yağsın !..
Nebi Güler  14 / 7 / 06

Saygılarımla