TARİHİ KENDİNE MAL ETME KORSANCILIĞI
ve
SÜRÇ-İ LİSAN
Tarih derken kastın şudur ; Bir Millete mal olmuş onun öz geçmişini kast ediyorum , özgeçmişler bir millette tarih olurken bunlar ferdi buluşlar , icatlar veya toplumsal olaylar vede girişimler ile bir bütünlük içinde süregider.
Kürt Tarihinde unutulmaz hep hatırlanmaya değer ve türküleri bile söylenir olan nice hadiseler ile doludur , Milli olanlar vardır yöresel olanlarda çoktur tümü gün ışığına çıkarılmadan girişimcileri bekliyrolar .
Bir gün bir dostum Bana şöyele bir dotca serzenişte bulundu ; Yahu Nebi ağbi ben seni anlamakta zorlanıyorun , neden öylesin ? dedi , Bende nedir o zor anlaşılan şey ? dediğimde , şunları dedi , Kürtçe lesikografiyi iyi , güzel hazırlıyorsunda ne diye bu eseri bir kitapta toplayıpta sonra piyasaya sürseydin , İnternet sitende hepsi indirilebilir durumda , biri indirip kendi adıyla piyasaya sürebilir sende sonra avcunu yalamasan olmazmıydı ? bak elin internet siteleri bir bilgi için şifre , üyelik vs istiyorlar dedi .
Biraz düşündüm , olabilir ,yapabilirler ortalık korsanlarla dolu , duyuyoruz kaset veya kitap korsancılığını , Dostuma beni düşündüğü için teşekkür ettim , çok ciddi olan bu durumu espiriye getirdim ve dedim .
Onlar Lozan sonrası Ağrı isyanı ile Kanikork köyündeki dikilen ilk Kürt bayrağını ve O dönemde kurulan Xoybûn adını ve bayrağı alıp kendi idolojik konumlarını güçlendirip siyasal hayatlarını şekillendirirlerken baktımki Kürtçeleri kıt , az , yetersiz noksanlarını gideriyorum , ne var anlaşılmıyacak olan ?!
Ağrı yöresi İnsanı çömert İnsanlardır , Bayrak kazandırdılar Atalarım , Demokratik atılımda ilk İnsanlardı kimileri vasiyetinde sürgündeki Celalilerden eger bir gün evlatlarınız Ağrı yöresini ziyaret eden olursa bizim içinde kaya üzerine taş yığsınlar bu onlarla aramızdaki ākittir deyip ahrete göçtüler , Ağrı değının çevresindeki üst , üste taş yığınları onları yad ediyor , Bende ölenlerin son isteği için bir Kütrçe site hazırlamakla borçumu yerine getiriyorum .
Kürt yazarlar kalemlerine güveniyorsa Ağrı Dağın çevresinde özellikle Doğu betazıttan Iğdıra giderken yol çevresinde yığılı taşlar kilometrelerce yolun sağ ve sol taraflarında küme . küme insan eliyle yığılmışlar , aceba neden o taşları öyle yığmışlar , sebebi nedir araştırıp bir yazı yazarlarsa en azından o taşları yığanların samimiyetini kazanırlar ve Ağrı isyanının Tarihini unutturmak istameyen İnsanlarıda taçlandırmış olurlar .
Dostum bana , niye İnternet siten Hacı Babam tekkesimi ? diye tekrar sordu , evet dedim yersiz yurtsuz bir çok gariban siyasetci var Kürtçe ürünler üretemiyorlar , bir kaç tas kültürel çorba sunsak iyi değilmi , Kötümü ? ne demişler , Yap iyiliği at denize balık bilmezse Xalık bilir .
İşin espirisi bir yana dostumla epey böyle sohbet ettik , haklıydı bir Milletin öz geçmişi talan edilmemeli bazı kişilere peşkeş çektirilmemeli , fakat Kürtlerde bu gibilerinin yakasına yapışacak Emniyeti yok , Polisi gerekli , Jandarması gerekli vede Adliyesi gerekli , olmalıki hiç olmazsa bir nebze bu gibi korsanlara , kültür talancılarına meydanı boş bırakmadan onları enselemelidir.
Bu durum için diğer Halklarda aynı eksende kendilerini düşünebilir veya Kürtler gibi Polisi , Jandarması olmayan korumaya ihtiyacı olan kendi içlerindeki topluluklara kol kanat gerip bu gibi korsan girişimlere fırsat vermezlerse olmazmı ? pek hālā olbilir .
Zaten en çok Uluslar arasında bu gibi korsancılıklar sürdürülüyor , İnsan hakları desekte o İnsanları haklarını veya o Milletlerin Tarihi haklarını çiğnetmeden o unsurları kontrol etsek olamzmı ?
Kürt Tarihinin belgeleri kürtlerden ziyadesi ile Uluslar arası arşivlerde özellikle Avrupa arşivlerinde tutuluyor.
Kürtlere āit arşivsel belgeler ışığında takip ve kontroli edilse eminim öyle mantar biter gibi bitenlerin maksatlı tutumlarını , Milletlerin Tarihine ve onuruna kötü sirayetlere imkān arıyanları yıldırabilirler , dizginliyebilirler ,Böyle dostca halkları ve onların Kültürlerni korur isek bizde onur kazanırız onları andıklarında bizide onurla , şerefle anarlar .
Bana ne dememeli , bu durum doğrudan doğruya vuku bulan yerin asaişini bağlar , onları sorunlu kılar , maden temiz toplum diyoruz o hālde temiz vicdanla İnsan olmanın gereklerini tavsiye etmek sağlıklı değilmi ? Dostca yakalşım değilmi ? pek hālā bunları en sıradan İnsanlarda biliyorki bu tavsiyeler hayatidir .
Ben siyasetci değilim bunu her defasında hatırlatmayı bir şiarlık haline getirdim , en Demokratik ülkelerde bile kürt Milletine kıymet verilmiyor , onur biçilmiyor , onun kültürüne ve Tarihine saygı tutulmuyor , örnekmi ? işte örnekler .
Batıda veya Doğulu bazı Resmi Devlet Dil kurumlarında veya Resmi lugatlarında bir çok kürtçe isimler var hiç biri kendi özel ve Resmi sözlüklerinde kürtçe olan sözcüklere kürt milliyet imini iliştirmemişler . Bunu yapanlarda en çok İnsan hak ve hürriyetinden veya humeniterlikten söz açıp konuşanlardır .
Tarih ve medeniyet korsanlarını şuna benzete bilirim Hemen hepimiz başka kültürlere az çok yabancıyız böylesi yabancı bir ortamda bulunurken bizler ona , buna sezdirmeden onların usul ve kaidelerini kapıp sürç-i lisan etmeden onları tatbik ederiz , bu her insanın tabiatında vardır.
İşte Kürtlerden pek çok medeni görgüyü , sözcüklerini , türkülerini , alınteri göz nuru desenlerini , sanaatını taki mertliklerine kadar alıntıları almışlar sürç-i lisanı etmeden , fakat iş sıra saygıya gelinca sürç-i lisanlarını Kayserlinin merkebi boyayıp babasıyla tutuştuğu pazarlık gibi anlayışlar sergilemişler . Tüm Ülke Aydınları lütfen sizde örneklere şahit olmak için özel veya tüzel kendi kullandığınız lisana dair sözlükleri tarayın bakın tek birtane kürt milliyetine dair imgeli sözcük bulunuyormu ? fakat içlerinde yüzlercesi var , inkārı edilemez bu sitede www.elat.ch Leksikoloji bölümünde bazı örneklerde sıralanmıştır .
Birde şu gerçekçilik kürtlerin kendi içinde de barındırılmışı gözden kaçmıyor , kürt olduğu hālde hemde politik bir açıdan hayatı irdelerken hiç kendini sorgulamadan veya sorgulasada eksikliklerini giderme çabasını canı gönülden zorunluluk gibi ele almadan , akışlardan akışlara sürüklenişleri konmumları ile hiçte uyumlu değildir.
Metrepoldeki kürtler zanam , zanam yerel yetkilileri suçluyarak bize Dil kursu için yer vermiyorlar veya kendimiz yer kiralama olanağımız kıt mali durum el vermiyor gibi argümanlarını duyarız , Bence yer var hemde en güvenlisinden yerler var , fakat gönül iterse samanlık seyran olur öz değişi gibi Aile dayanışmasına girişmelidirler , Aile girişimi gerek .
Ben bu fikrimi yıllardır kürt diline gönül verenlere hep tavsiye etmişimdir , Bir çok Kilise cemaatını tanırım Aile dayanışması ile bir liste hazılanır gönülü Aileler tek , tek imza verir , imzalar yerel yetkililere ulaştırılır , Biz sırayla evimizi çocukların Anan dili için yazma ve okuma alışkanlığını sağlatmak istiyoruz denilir .
Ve Ben yine tanık oldumki bazı metrepoldeki köylerde yirmi , otuzu geçen Aile ikāmet eder her Aile günde bir kaç saat ders için evini tahsis ederse hem kendi yavruları kendi gözü önünde hemde Aileler arasında bir muhabbet havası elde edilir .
Tabi bu girişime Polik veya ideoloji karıştırmadan sürdürülürse hem kürt tarafı kim kürtlüğüne yaşatmak istiyor hemde kürtlerle ilgilenen yabancı yerel yetkililer kim gönülden kürt olduğunu tamış olur , bukadar basit işte , yeterki gönül istesin , şevk gönül isteginden doğar .
İnsan en gerçek savaşı kendi kendisi ile yapmalıdır , Topluma faydasını , Aileye katkısını , Milli felsefede aktivitesini , Dilini , Kültürünü eger kusursuz ve imkānları ölçüsünde sürdürürse bence savaşın ilk etabını kazanmış sayılır .
Savaş içinde şu bu çevrelere silah yardımı edileceğine o masrafları sözü edilen halkın Diline , Kültürüne , Milli ananelerine harcansa onlar içinde savaşın ilk etabı kazanılmış sayılır .
Belki şöyle bir argüman ileri sürebilirler , Halkın yaşadığı cografya özgür değil baskı var , zulüm var evet doğrudur oluyorda , inkārıda edilemez , fakat bu argümanı ileri sürenin ülkesinde özgür alan kıtlığımı var ? kendi Ülkesinde bu doğrultuda girişimleri yaparsa , örnegin Enstitü , Akademi gibi korunan ve yaşatılan kurumları pek hālā kurup gerçekleştirebilirler .
Bunları yapanlarıda kutlmak gerek , ve canı gönülden kutluyorm , Bu gibi girişimler için politik yaklaşımda gerekli değil , siyaset üstü bir atılımdır bunlar , doğrusu bu olmalıyken , silaha ne gerek var , silah bence nefsi mudafa içindir , yukarıdaki ön görülere yaşam olursa nefsi mudefada ortadan kalkar .
Hepinizi sevgi ve saygıyla selāmların
Nebi Güler
www.elat.ch
KİŞİYİ ŞEKİLLENDİREN KAFADAKİ UNSURLARDIR
KİMİ SİNSİCE DÜŞMAN KİMİDE CAN CİĞER GİBİ YÂRDIR
SEN KENDİNİ BİLMEZ İSEN KENDİNDEN , İMDAT EYLE...
VAY , EYVAHLAR SERDEKİ BENLİĞİN TERKİ DİYARDIR !..
ŞAH OZAN