|
TILISIM
Hey sevgilim mektubunu aldım , sevindim , coştum , döküldü kalmadı Sonhar dallarında yapraklar ... tıpkı öyle döküldü gam ve kederlerim , güneş gibi selāmların , yādı senaların , dallarımda yeni yeni filizler , sürgünler yeşerti . Tılısım gibi mektubunu aldım , nazar boncuğu gibi yanımda taşıyorum , yatınca muska gibi baş ucuma koyuyorum ... Hey sevgili , tılısımlar piri , efsunlar şıhı büyüledin yine beni , kendimi kālu belada sandım ... Bak o ceylan gözlerin ile ... geceyleyen bulutlar çekilp gidince semaya ! ister mehtaplı ister mehtapsız fark etmez karanlık ve yıldızlar yinede görünür . Bak geceyleyin yıldızlı göğe binlerce milyonlarca sayısız ve sonsuz fezada dünya bir nokta bile kadar değil !.. işte biz bu nokta kadar ālemde yaşıyoruz hır gür ile , kimimiz yaslı kimimiz pişman kimimiz hüsran geçimsiz bir dünya !.. ... ? İnsanlık çöl gibi , anlayış bitkileri az yeşerir , çiçek arıyan bal arılarıda , uçuşlarıda değecek kadar bile bal ile buluşup tanışamaz , tıpkı ikimzin hasreti gibi ...? evet hüpşi devran , işte biz bu ālemin bitkileri gibi olduk ! Hey sevgili ! Tılısımlar kutbu mektubunda feza gibi , mānaları sonsuz , erişmek için hani nerde mecal ... her satır bir galaksi her noktan bir dünya her harfin bir yıldız büyülendim kaldım ... Hey sevgili büyünde şifa var , deva dolu bir ecza bahşettin bana , büyünde sabır var , keramet var darısı dostlar başına ... Şu dünya kainatta bir nokta gibi ... bu nokta hicran noktası fakat hicranında iki sır var biri bu hayat ,diğeri ölümün getirdiği hayat Hey sevgili uyurken bir başka dünya görürüm ... uyanık iken bir başka dünya ... bu dünyaların hangisi gerçek ? Bilmekten mahrum kaldı akıl Yoksun akıl ile nasıl bilebilirim görüş ötesindeki dünyayı , dünyaları !.. Bunca akıl ile ... Bunca fehm ile ... Hey sevgili razı ol kadere alınyazısıdır de kabul et bu hüznü haktaki hüzün peteğe benzer sabır bal arısı gibi doldurur nektar ile ... Bırak yükünü kadir ellere , kadirin terazisine ... o tartsın , onun tartması gramı gramınadır eksik tartmaz , fakat bol tartabilir . İşte bunun için derim hey sevgili ... sen kimsin ? ben kimim ? bizden öte var biri , var birileri ... Güneşin batışından sonra geriye kalan bir göldedir , karanlıktır ... baki kalan madde değil mānadır ! Sarıl mānaya hey sevgili ...? Bana sarıldığın gibi beni öptüğün gibi Beni kucakladığın gibi Sarıl mānaya sıkıca berk berk ... sımsıkı sarıl mānaya İşte baki Dünyamız budur bu ikinci dünyamızdır , işte bu ebedi dünyamızdır , Ebedi hayat budur ...... mānadır . boşuna denmemiş < Ne ekersen onu biçersin > hafızandaki tüm ekenekler māna ekili olsun hoş mānalı olmayan ekenekleri nadasla , sür Serp aşk tohumlarını , sevgi ile neşe ile Şeytanī değil ! Rahnanī ! Rahmanī ekeneklerin sahibi ol !.. İsmi İhsan ve Rahman olan sıfatını tecelli ettirmezmi ? Hey sevgili bu namenin noktasında sus !.. Bırak başka diller konuşsun , yoksa zarara , ziyana girmenin bedeli var . Şah ozan piger Nebi Güler 13 Aralık 06 HİMMELRİED / İSVİÇRE / SO
|